30 Ocak 2017 Pazartesi

Ameliyatsız Estetik İşlemler



Değişim ve dönüşümün kaçınılmaz olduğu dünyamızda sosyo-kültürel değerler de her geçen gün farklılaşmakta, hem kadın hem de erkek hastaların dermokozmetik işlemlere talepleri artmaktadır. Estetik uygulamalardan beklentiler de bu süreçte farklılaşmaktadır. Bugün tüm estetik ve dermokozmetik işlemlerde hastaların beklentileri; uygulamaların kahve arası ya da öğle arası molalarında bile hızlıca yapılabilir olması, etkilerinin uzun sürmesi, güvenilir ve modern olmaları, uygulama sonrasında iş ile günlük yaşama yani sosyal hayata hızlı dönüş, yan etkilerinin mümkün olduğunca az olması şeklinde değişmektedir.
Bu amaçla son yıllarda “Ameliyatsız Estetik İşlemler” olarak tanımlanan, genel anestezi, ameliyathane koşulları, hastane yatışları gerektirmeden hızlı iyileşme ve sonuç alınan yöntemler daha sık sorulur hale gelmiştir.
Yaşlanma ile birlikte deri ile kasların arasında yer alan destek dokusunun azalması, kemik yapılarda aşınmaların meydana gelmesi ve yer çekiminin etkisi ile yüz, boyun, kollar ve basen bölgeleri başta olmak üzere vücudun hemen hemen her alanında sarkmalar meydana gelmektedir. Kaşların düşmesi, göz altında torbalanmanın olması, yanakların dolgunluğunun azalıp sarkması, çene hattının silinmesi ve çene altında ikinci bir çene olarak tanımlanan (jaw line – buldog çenesi diye de adlandırılır) birikimin meydana gelmesi, göğüslerin, kalçanın ve boyun derisinin sarkmaları en sık karşılaştığımız örneklerdir.
Yüz germenin tarihsel boyutu ise Mısır’da yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda Kleopatra’nın yüzündeki altın tellerle ortaya konmuştur. İnsanoğlu tarihsel süreçte yüzyıllar öncesinde bile genç ve estetik görünümüne önem vermekteydi. O tarihlerden bu yana değişen ve gelişen teknoloji ile bu tip işlemler çok daha kısa sürelerde ve çok daha konforlu bir şekilde uygulanmaktadır.

İplerle yüz germe nedir?

Genel ve estetik cerrahide dokuların yukarı doğru askılanmasında bu iplikler (eriyebilir ve erimeyen) çok eskiden beri kullanılmaktadır. İplerle yüz germe-asma yönteminde kullanılan özel iplikler aslında cerrahide kullanılan ipliklerle aynıdır fakat ameliyathane ve hastane yatış koşulları gerektirmeksizin (mutlaka sterilizasyon koşullarında), lokal anestezi altında deri kesilmeden ve dikilmeden yapılıyor olması son derece önemlidir. Diğer yandan hastanın bilincinin açık olması, uygulama ve sonuçlarını bir aynayla anlık olarak görülebilmesi, hastanın doktorla uygulamanın her aşamasında değerlendirmeye katılabilmesi ise çok daha özel bir durum sağlamaktadır.
İplerle yüz germede ki amacımız yüz ya da vücut dokularının normal anatomik alanlarına yani yukarı doğru çekilmesidir. Uygulama ipliklerin deri altına özel iğnelerle yerleştirilmesi temeline dayanır. Bazen kremlerle bazen de uygulama noktalarına iğne ile (dental iğneler – diş hekimliğinde kulanılan iğneler) lokal anestezi yapılaması , yüz germe işlemini oldukça basitleştirmekte ve konforu arttırmaktadır.

Bu uygulama ile birlikte başka tedavilerde uygulanabilir mi?

Evet, yöntemin uygulanması sırasında ya da sonrasında gerekiyor ise lazer, lipoliz (yağ eritme), botoks ve dolgu gibi diğer uygulamaların da uygulanabilmesi oldukça büyük avantaj sağlamaktadır.

Dr. Berkant OMAN

Hatalı saç ekimi operasyonunun sonuçları nelerdir?


Her başarısız tedavi sonrası hüsran olduğu gibi saç ekimi tedavisi sonrasında da başarısız bir sonuç çok üzücüdür. Ancak, artık tüm saç ekimi merkezleri düzenli bir şekilde denetimden geçtiği için hatalı ve sorunlu saç kimi ile pek karşılaşılmamaktadır. Tabi bu duruma gelişen teknolojinin de katkısı büyüktür. Çünkü artık tüm işlemler elektronik makineler tarafından yapıldığından işlemler sorunsuz ve hatasız olmaktadır. Denetimin iyi olması ve aletlerin iyi olması başarılı bir saç ekimi için yeterli değildir. Günümüzde saç ekimi uzmanı olmayan pek çok sağlıkçı saç ekimi yapabildiğini düşünmekte ve iddia etmektedir. Oysa kendi alanı ve tecrübesi olmayan kişiler saç ekiminde başarılı olamaz. Saç ekiminde başarıyı elde etmek isteyen kişiler, merkez araştırırken iyi karar vermeli ve aşağıda sayacağımız özellikleri bir saç ekimi merkezinde aramalıdırlar.
 
Saç ekimi merkezinde olması gerekenler:



  • Öncelikle saç ekimini gerçekleştiren hekimin mutlaka alanında uzman olması gerekmektedir.
  • Ayrıca uzman olması yeterli değildir. Bu uzmanın alanında tecrübeli ve deneyimli, başarıları ispatlanmış bir hekim olmasında fayda vardır. Bunu öğrenmek için uzmanın kendinden daha önce tedavi hizmeti alan bir hastasının iletişim adresi istemelidir. Hastanın memnuniyeti doktorun iyi olduğunu gösterir.
  •  Saç ekimi merkezi hijyen kurallarına uygun olmalı ve uzmanlar steril çalışmaya özen göstermelidir.
  • Sağlık Bakanlığınca olması gereken her türlü yasal izinleri bulundurmalı ve Sağlık Bakanlığınca denetlenen bir merkez olmalıdır.
  • Hasta ile iletişimleri iyi olmalıdır.

Saç Ekimi Eğitimi Veren Yerler



Saç Ekimi Eğitimi

Türkiye'de Dermatolog ve Estetik Cerrahlara Saç Ekimi Eğitimi veren sayılı firmalar vardır. Estetiğin Türkiye'de gelişmesi ve taleplerin artması nedeniyle bu tarz kurs yerleri sıklıkta aranmaktadır. Sizlere bugün, çoğunlukla Estetik ve Botoks kategorisinde Sertifikalı eğitim veren ACA ACADEMY firmasını tanıtacağız.

Öncelikle belirtmemizde fayda var : Saç Ekimi veya Botoks gibi Estetik eğitimlerini sadece Dermatolog ve Estetik Cerrahlar alabilir. Yani sıradan birisi bu tarz eğitimleri yasa gereği alamaz, alsa bile kullanamaz.

Aca Academy Nedir?

ACA ACADEMY (Academy of Cosmetic Applications) organizasyonu, Akademi İstanbul Eğitim, Kültür ve Sanat Vakfı bünyesinde, Kozmetik Uygulamaları geliştirmek, bilimsel çalışmalara destek olmak ve dünyadaki en son gelişmeleri takip ederek tıp doktorlarına tanıtmak için kurulmuştur.
Bu okul gönüllülük ya da anlaşmalı esasla bünyesinde uzman tıp doktorlarına yer vermektedir. Aca Academy sürekli eğitim anlayışıyla uzman doktorlara bu alandaki çalışmaları tanıtan, başlangıç ve ileri seviye eğitimler düzenler.

Saç Ekimi Kursu Fiyatları

Saç Ekimi Kursu Fiyatları minimum 1.000 TL'den başlamakta olup. Gününe ve Eğitimin İçeriğine göre değişken göstermektedir. Kursiyerler eğitimde Fue tekniğini öğrenmekte olup, canlı olarak deneme yapabilmekteler.

Aca Academy'nin güncel eğitim listesini görmek için ve detaylı bilgiye ulaşmanız için : https://acaacademy.org/egitimler/ adresini ziyaret edebilirsiniz.


Bir Sonra ki yazımızda görüşmek dileğiyle. Eğer aklınıza takılanlar olursa hemen altta bulunan yorum kutusundan bizlere sorular sorabilir, bilgi alabilirsiniz.

23 Ocak 2017 Pazartesi

Saç Ekimi Tekniği - FUE Nedir?

Fue Nedir?

Fue Saç Ekimi Nedir?

Saç ekiminde kullanılan teknoljide Fue saç ekimi yöntemi, tam anlamı ile zirve yapmıştır.
FUE (foliküler ünite ekstraksiyonu), kelime anlamı olarak kıl kökünün alım şeklini tarif etmektedir. Kıl kökünü FUT saç ekiminde olduğu gibi blok halinde değil tek tek alındığını tanımlamaktadır.

FUE tekniği ilk defa 2003 yılında uygulanmış ve giderek yaygınlaşmıştır. Kıl kökleri önceleri 1.5 mm lik boru şeklinde aletlerle alım yapılıyordu. Zamanla alım ucunun çapı 1.2 mm ye kadar düşmüş ve seri üretime geçilmiştir.

Halen en yaygın kullanılan FUE ucu seri üretilen orijinal 1.2 mm lik uçlardır. Gerçekten FUE nin mantığını kavramış ve sadece bu yöntemle kıl kökü nakli yapan saç ekimi merkezleri nin kendi uğraşıyla yürüyen gelişmeler zaman içerisinde alım aletlerinin çapını 0.6-0.7 mm ye kadar indirmiştir.

Her ne kadar bazı saç ekimi merkezleri 0.3 mm ile alım yaptığını iddia etse de özel alan ekimleri haricinde 0.6 mm nin altında aletle kıl kökü aldığını iddia etmek tamamen reklam amaçlı ve tüketiciyi yönlendiricidir ve bilimsellikten uzaktır.

Fue Saç Ekimi Nedir?Saç ekiminde “minimal invaziv” (çok az hasar yapan) yöntem FUE saç ekimidir ve eski yöntemlerle kıyaslanamayacak kadar az doku hasarı ve buna bağlı iş gücü kaybına sebep olmamaktadır.

FUE saç ekimi yöntemi diğer saç ekimi teknikleri gibi bir ameliyat değildir ve ameliyata bağlı ağrı, yara,enfeksiyon,kanama,yara açılması,yara izi gibi genel ameliyat risklerini taşımaz.

FUE saç ekiminde alınan greft standart ve tek tip olduğu için ekilecek alanda cildi kesmeden ve kıla istenilen açı verilerek ekim yapılabilmektedir fue saç ekimi tarzı da saça doğala en yakın görünümü kazandırmaktadır. Saç ekimi uzmanlarına göre FUE saç ekiminin FUT saç ekimimin den en önemli farklarından biride saç ekimi açısının saç ekimi uzmanının elinde olmasıdır.

Saç Ekiminden Önce Nelere Dikkat Edilmelidir

Selam Estetik Dermatoloji Blog Takipçileri.

Saç Ekimi Yaptırmak isteyenler için güzel bir içerik paylaşalım diye düşündük.


Saç Ekiminden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler :

  1. Operasyondan 24 saat öncesi mümkünse sigara içmeyiniz, eğer yapamıyorsanız azaltmaya çalışınız. Unutmayınız ki sigara iyileşme sürecinizi uzatacaktır.
  2. Operasyondan 1 hafta öncesinde ALKOL almayınız.Diğer yabancı maddeleri kullanmayınız
  3. Kronik (şeker, kalp, tansiyon, tüberküloz v.b.) veya akut hastalıklar nedeniyle kullanmakta olduğunuz ilaçları doktorunuza mutlaka bildiriniz.
  4. Operasyondan önceki 2 hafta trisıklik antidepresanlar, pıhtılaşmayı önleyen ilaçlar (heperin ,aspirin, coumadin v.b.), beta blokerler ve mao inhibitörleri (aurorix v.b.) kullanmayınız. Bu süre içinde eğer bu ilaçlardan almış iseniz lütfen doktorunuza bildiriniz.
  5. Operasyon öncesi kafa derisi ve saçınıza hiçbir lokal ilaç sürmeyiniz.
  6. Operasyona gelmeden önce saçınızı yıkayınız ve yıkama sonrası hiçbir jöle veya sprey kullanmayınız.
  7. Operasyona gelmeden önce mutlaka kahvaltı yapınız. Eğer operasyonunuz öğleden sonra olacaksa gelmeden önce hafif bir öğle yemeği yiyiniz.
  8. Kahve ve kafein tarzı içecekleri bir gün önceden bırakınız.
  9. Operasyondan 1 hafta öncesinde B ve E vitaminleri içeren multivitamin preparatlarını kanamanızı artıracak olması nedeniyle almayınız.
  10. Operasyondan sonra 6 saat araba kullanmanızı tavsiye etmiyoruz, aracınız ile gelecekseniz yanınızda kullanacak birisinin olmasına dikkat ediniz.
  11. Operasyona gelirken giyip çıkarma esnasında başınıza sürtmeyecek ve rahat giyip çıkarabileceğiniz tipte bir kıyafetle (gömlek, hırka v.b.) geliniz.

Saç ekimi operasyonları hangi vakalarda uygulanabilir?

  • Erkek tipi saç dökülmesi
  • Kadın tipi saç dökülmesi
  • Doğuştan bölgesel saç kayıpları
  • Yanıklara bağlı oluşan saç kayıpları
  • Kaza ve ameliyat izleri (Baş yaralanması ve yüz germe operasyonu gibi)
  • Geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı bölgesel saç dökülmeleri
  • Saçın aşırı gerilmesi sonucu oluşan dökülmeler (Traction alopesisi)
  • Saçın ve kılların devamlı koparıldığı (trichotilomania) adı verilen psikolojik kökenli rahatsızlıklarda.

14 Ocak 2017 Cumartesi

Dolgu

Yer çekimi, güneş ışınları ve yıllar süren, gülümseme, çiğneme ya da gözleri kısarak bakmak gibi çok çeşitli yüz kası hareketlerinin etkisi yaşlanmayla birlikte yüzümüzde belirginleşmeye başlar. Derimiz dolgun göründüğünde daha genç ve sağlıklı görünürüz. Ancak zamanla yüzümüzün genç ve dolgun görünmesini sağlayan ciltaltı dokular bütünlüklerini kaybeder ve böylelikle yüzümüzde kas hareketlerinin gerçekleştiği bölgelerin üzerinde kırışıklıklar oluşur. Estetik amaçlı yapılan dolgular yüzde daha genç ve sağlıklı bir görünüm elde edilmesini sağlar.
Dolgu maddesi olarak ne kullanıyorsunuz?
Dolgu maddesi olarak kullanılan çeşitli ürünler vardır. Ancak bugün en sık kullandığımız madde hyalüronik asittir. Hyalüronik asit farklı firmaların ürettiği farklı markalar halinde piyasada bulunabiliyor. Bunlar arasında Juvéderm, Surgiderm, Restylane ve Teosyal sayılabilir. Biz hastalarımızda genellikle Juvéderm kullanıyoruz.
Farklı dolgu maddeleri var mı?
Piyasada farklı dolgu maddeleri vardır. Bunları kalıcılıklarına göre üç farklı tipe ayırmak mümkün:
-Geçici dolgu maddeleri: Günümüzde en sık kullanılan dolgu maddesi olan hyalüronik asit geçici bir dolgu maddesi olmakla birlikte en güvenilir olanıdır. Kalıcılıkları 8-10 ay arasında değişir.
-Uzun süreli kalan dolgu maddeleri: Bu ürünler arasında kalsiyum hidroksiapatit içeren Radiesse markası ve polil-laktik asit içeren Sculptra markası sayılabilir. Bu dolguların kalıcılıkları 2 yıl civarındadır.
-Kalıcı dolgu maddeleri: Dolguların kalıcılıkları arttıkça güvenilirlikleri azalmaktadır. Bu nedenle kalıcı dolgu maddelerini riskli görür ve nadiren uygularız. Bu maddeler plastik, metilmetakrilat veya sıvı silikon içeririler.
Neden hyalüronik asit tercih ediliyor?
Hyalüronik asit vücudumuzda hücrelerin arasındaki dokuda doğal olarak zaten var olan bir maddedir. Dışarıdan uygulanan hyalüronik asit preparatları da vücudumuzdakine benzer bir maddedir. Bu nedenle doğal bir uygulama sayılabilir. Herhangi bir alerjiye neden olmaz.
Dolgu maddeleri kalıcı mıdır?
Maalesef hayır. Daha önce de belirttiğimiz gibi uyguladığımız dolgu maddelerinin kalıcılıkları 8-10 ay arasında değişir. Ancak bu da uygulamaya bir esneklik kazandırır.
Hyalüronik asit uygulamaları nerede yapılır?
Bu uygulamalar muayenehane ortamında yapılır. Sizi günlük yaşantınızdan alıkoymaz. Hemen normal yaşantınıza dönebilirsiniz.
Hyalüronik aist uygulamaları ağrılı mıdır?
Hyalüronik asit preparatlarının içinde aynı zamanda ağrıyı azaltacak anestetik maddeler bulunmasına karşın dolgu uygulamaları sırasında enjeksiyonun yapıldığı yerde hafif bir ağrı duyabilirsiniz. Ancak bu ağrıyı azaltmak için o bölgeye anestezi uygulayan kremler kullanılır. Daha fazla ağrıya neden olan dudaklarda veya derin kırışıklıklarda lokal anestezi uygulanabilir.
Yüzde nerelere dolgu uyulamaları yapılır?
Yüzde dolgu maddeleri en sık yanaklar ile dudaklar arasında oluşan derin çöküklüğe uygulanır. Bundan başka kaşlar arasındaki dikine çizgiler ve dudak köşeleri sıklıkla dolgu uyguladığımız alanlardır. Göz kenarındaki kaz ayakları, dudaklar üzerindeki ince yarıklara da ince dolgular uygulanır. Çene hattına, elmacık kemiklerine ve yanaklara da yüzü şekillendirmek amacıyla kalın dolgular uygulanır.
Yüz bölgesi dışında başka bölgelere de dolgu yapılıyor mu?
Dolgu maddeleri meme büyütme, kalça büyütme veya vücut şekillendirme amaçlı da kullanılabilir. Eğer memede elde edilmek istenen büyüme fazla değilse ve cerrahi bir girişim istenmiyorsa bu durumda hastalara dolgu işlemi uygulanabilir. Ancak dolgu uygulamasının geçici olması ve dolgu maliyetinin yüksek olması nedeniyle bu pek de tercih edilen bir durum değildir.
Dolgu uygulamalarının ardından ne gibi olumsuzluklarla karşılaşabilirm?
Dolgu uygulamalarında en önemli risk abartılı ve doğal olmayan görünümdür. Güvenilir ellerde nadiren yaşayacağınız böyle durumda memnun kalmadığınız bir sonuçla karşılaştığınızda bu görünümün geçici olduğunu düşünebilirsiniz. Bunun dışında nadiren de olsa hyalüronik asite alerjik reaksiyon gelişebilir. Sonuçta dolgu uygulamaları bir yabancı cisim uygulaması olması nedeniyle enfeksiyon nadir de olsa görülebilir.

Altın İğne Radyofrekans

Cilt gençleştirme uygulamalarında estetik operasyonlara alternatif olarak sunulan, Amerika’da ve Avrupa’da son günlerin en büyük ilgi uyandıran ve tercih edilen teknolojisi olarak kabul gören Intracel tedavisi ile cildinize gençlik ve tazeliği geri kazandırabilirsiniz…
 
Altın İğne Radyofrekans uygulaması;  kişinin cilt kalınlığı, problemin türü, cilt gevşemesinin seviyesi gibi özelliklere göre bazı sistemsel ayarlar yapıldıktan sonra uygulama başlığı cilde değdirilerek işlem başlatılır. Yüzdeki kırışıklıkları yok etmeye yönelik diğer yöntemler cildin alt tabakasına etki ederken yüzeydeki deriye de zarar verme riski oluşturabilir. Intracel uygulamasında iğneler ile cildin içine girilip en altına etki edildiği için böyle bir risk söz konusu değildir. 
 
Bu uygulama ile alt tabakaya da inilerek cilt dokusunun altındaki kolajen lifleri uyarılıyor ve yenilenme, sıkılaşma, toparlama sağlayacak bölgeye radyo frekans enerjisi verirken bu enerjiyle kontrollü bir hasar yaratılıp cilt kendini onarmak için hemen harekete geçiyor. Üstelik iğneler altın olduğu için enerji iletimi çok iyi bir şekilde sağlanıyor. Tamamen doğal bir yenilenme ile sıkılaşma ve yüz germe etkisi cilt üzerinde hızlı bir şekilde görülüyor.
 
Özellikle el, boyun ve dudak çevresi kırışıklıkları gibi cerrahi müdahalenin zor olduğu bölgelerde oldukça başarılı sonuçlar veren Intracel yaz dahil yılın dört mevsimi yapılabiliyor. Genellikle tek seans sonrasında fark edilir bir yüz germe etkisine ulaşılması da en büyük avantajlarından biri.
Yüz boyun germe işlemlerinin yanı sıra bu tedavi yöntemi cilt lekeleri, sivilce izleri, yüzeysel kılcal damar ve çatlak tedavisinde de önemli oranda düzelme sağlayabiliyor.
 
Yan etkisi bulunmayan Intracel uygulaması güzelliğine düşkün, her zaman genç görünmek isteyen bayanların vazgeçilmez yöntemi olacak…